Evrensel Müzikte Tek Lider
 
AnasayfaAnasayfa  Son EklenenSon Eklenen  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 VAHSININ VAHSETI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Agam



Mesaj Sayısı : 8
Points : 20
Kayıt tarihi : 09/05/10

MesajKonu: VAHSININ VAHSETI   C.tesi Mayıs 15, 2010 8:27 pm

UHUD GAZVESI VE VAHSI'NIN VAHSETI

Derleyip Düzenleyen: Seyyid - Tarih:28.01.2010

(HICRETIN ÜCÜNCÜ YILI 14 SEVVAL-30 Mart 625 M.)

Vahsi, Hz. Hamzayi sehid ederek Emevilerin müsrik adamlarinin intikamini aldigi icin, Emevilerce uydurulmus sahte menkibelerle ödüllendirilmistir.


Hamza b. Abdulmuttalib (a.s) Allah ve Resulü’nün Aslani, Hazreti Peygamberin hem amcasi hem süt kardesidir.

Hz. Peygamber(s.a.v) O’nun hakkinda söyle buyurdu: “Allah katinda sehidlerin efendisi Hamza b. Abdulmuttalib’dir.”

Hz. Peygamber(s.a.v), Amcasi Hamza’yi sehid eden Vahsi’yi huzurdan ebediyyen kovdu.

Hz. Hamza Seyyidüssüheda(a.s)nin katili Vahsi, ömrünü sarap komasiyla noktaladi.

Hz. Ömer b. Hattab Vahsi için söyle diyor: “Hz. Hamza’yi katledenin, ahirette kurtulusa ermemesi gerekir.”



Hz. Hamza (a.s)


Hamza b. Abdulmuttalib, Resulullah’in amcasi, Araplarin secaatli yigidi ve Islam’in ünlü kahramaniydi.

O, Islam ordusunun Kureys’le Medine disinda savasmasi gerektiyini önerenlerden birisiydi. Mekke’de, o hassas anlarda, Resulullah’i putperestlerin serrinden bütün gücüyle koruyan yine Hz. Hamzay'di. Kureysin büyük toplantisinda Peygambere ettiyi eziyet ve hakaretlere karsilik olarak, Ebu Cehl’in kafasini kirmis ve orada bulunanlarin hic birisi ona karsilik vermeye cesaret edememisti.

Islam’in cesur ve kahraman komutani Hz. Hamza, Bedir savasinda da Kureys’in ünlü kahramani Seybe’yi öldürerek ortadan kaldirmasinin yanisira, bir grubu yaralamis, bir baska grubu da meydandan silmisti. Hakki ve insani erdemleri savunarak özgürlüyü insan hayatinin bütün boyutlarina hakim kilabilmekten baska bir hedefi yoktu.

Ebu Sufyan’in karisi ve Utbe’nin kizi olan Hind, Hz. Hamza’ya karsi büyük bir kin besliyordu. O, her ne pahasina olursa olsun Müslüman’lardan babasinin intikamini almaya and icmisti. Habes’li bir köle ve ünlü bir savasci olan Vahsi b. Harb ise, amcasi Bedir’de öldürülen Cübeyr b. Mut’im’in kölesi idi. Hind Vahsi’ye, Muhammed, Ali veya Hamza, bu üc kisiden birisini öldürerek babasinin intikamini almasi durumunda onun özgürlüye kavusmasini saglayacagini vaad etti. Vahsi, Utbe b. Hind’in bu arzusunu her ne hile ve desise ile olursa olsun, yerine getirerek özgürlüye kavusmayi cok istiyordu.

Kimileri de Vahsi’nin efendisi Cübeyr’in, amcasinin intikamini almasina karsilik ona özgürlüyünü vereceyini vaad ederek meydana yolladigini ileri sürmüstür. Belki de her ikisi de ayni kisiyi görevlendirmistir.


Hz. Hamza(a.s)nin sehid edilisini, kendi katili Vahsi’den dinleyelim.

“Ben: Peygamberin üzerine varmaya gücümün yetmeyecegini biliyorum. Cünkü Ashabi, O'nu yalniz birakmaz, kimseye teslim etmezler. Hamza'yi ise, vallahi, uyurken bulsam, heybetinden uyandirmaga cesaret edemem. Amma Ali'ye gelince, onu öldürmek icin bir firsat kollayayim bakayim, dedim.

Halk arasinda Ali'yi aradim. Derken, Ali, göründü, Kendisi, cok uyanik, girisken, cevik, dikkatli ve etrafini cok iyi kollayan bir adamdi. Kendi kendime “Benim aradigim, hakkindan gelebileceyim adamim bu deyil!” Dedim.

O sirada Hamza'yi gördüm: Halki, kasip kavuruyor, kesip biciyordu. Ona firsat kollamak icin, bir kayanin arkasina gizlendim.


Hz. Hamza'nin Vahsi tarafindan sehid edilisi:


Bir ara, Siba' b. Ümmü Enmar: (Var mi benimle carpisacak bir yiyit?) diyerek meydan okuyordu.

Hamza, ona: (Gel yanima ey kadin sünnetcisi olan kadinin oglu!)

(Allah'a ve Resulüne sen misin meydan okuyan?!) dedi ve onu, göz actirmadan, bacaklarindan vurup yere serdi. Üzerine cöküp koyun bogazlar gibi bogazladiktan sonra sür'atle bana dogru gelirken, beni gördü.

Sel sulari arklarina eristiyi sirada, ayagi kayip yikilinca mizragimi, onun istediyim yerinden vurmak icin, firlatip attim . Böyründen vurdum. Hatta mizragimin ucu, mesanesinden disari cikti!

Hamza bana saldirmak istedi, fakat takati yetmedi, oracikta düserek can verdi. Hamza'nin yanina varip karnini yardim. Utbe'nin kizi Hind'e götürmek icin ciyerini cikardim. Sonra mizragimi onun vücudundan cikarip Kureys karargahina geri döndüm. Benim baska bir isim kalmamisti. Artik azad olmami beklemeye koyuldum.

Vahsinin kendi anlatimiyla Müslüman(!) olmasi

Uhud savasindan sonra uzun bir süre Mekke’de yasadim. Müslümanlar Mekke’yi fethedince bu defa Taif’e kactim. Çok geçmeden Islam ordusu oraya da ulasinca, yine kacmak istedim. Dostlarimdan biri bana: Muhammed’in Müslüman olan her kesi affettiyini ve hic kimseyi öldürmediyini, söyleyince dogruca Peygamber’in yanina varip huzurunda kelime-i sehadeti getirince Peygamber bana: “Sen Vahsi’ misin?”Diye sordu. Evet dedim. “Hz. Hamza’yi nasil öldürdüyünü bana anlat” Dedi. Ben de anlattim. Bunun üzerine hüzünlenen Peygamber bana: “Yaziklar olsun sana, yüzünü benden sakla, bu günden sonra sakin bir daha görmeyeyim seni!” Dedi.

Bu cinayeti isleyen Vahsi, Islam’in güclenmesiyle köseye sikisinca, zahiren Müslüman olarak canini kurtarmaktan baska care bulamiyor. Yani, Vahsi Islam’in hak olduguna anladigindan deyil, canini kurtarmak icin kabullenmistir. Eyer Vahsi kalpten iman etmis.olsa,onu affeden Peygamber, bir daha gözüne gözükmemek üzere huzurundan kovmazdi.

Vahsi bundan sonrasini söyle anlatir: Resulullah hayatta oldugu müddetce ondan saklandim. Resulullah’in vefatindan sonra (Yalandan peygamberlik iddiasinda bulunan) “Müseylemetü’l-Kezzab”savasi meydana geldi. Ben Islam ordusuna katilarak, bu defa ayni mizragimi Müseylemetü’l-Kezzab’a firlattim. Ensardan bir kisi de ayni anda ona saldirmisti. Müseyleme bu saldirida öldü. “Ayni mizragimla, Peygamber’in haricinde insanlarin en iyisi olan Hamza’yi öldürdüyüm gibi, insanlarin en kötüsü Müseyleme’yi de öldürdüm.”

Bu olayi Vahsi’nin kendisi anlatmistir. Ancak, Ehl-i Sünnet’in tarih, siyer ve rical âlimleri, Vahsi’nin ömrünün sonuna kadar siyah bir karga gibi yasadigini, daima sarab ictiyinden kendisine had cezasi uygulandigini ve bu yüzden Müslüman’lar ondan nefret ettiyini, en sonunda da Vahsi’nin saraba bogularak öldüyünü yazmislardir.

“Sahihu Buhari, es-Siyretu’l-Halebiyye, Siyretu Ibn-i Hisam, el-Isabetu fî marifeti’s-Sahabe, Usdu’l-Gabe fî ma’rifeti’s-Sahabe, Hayatu’s-Sahabe, Is’afu’r-Ragibîn, el-Bidayetu ve’n-Nihaye, Tarihu Taberî, Tarihu’l-Hamis,vb.”


Hakkimizdir, cünkü bu tarih bize mirastir ve biz bu mirasa acisiyla, tatlisiyla sahip cikmaliyiz. Görevimizdir, cünkü biz dinimizi ve Islami kültürümüzü tarih yoluyla elde etmekteyiz.

“Bu hadisler dindir, bakin bakalim dîninizi kimden aliyorsunuz?”Sözünden yola cikarak dinimizi bizden önce yasayan kisilerden alirken, o kisilerin kimliklerini iyi tesbit etmek, kisiliklerini, karakterlerini, yasamlarini, istidatlarini, ne zaman ve nerde yasadiklarini ve hakla batil karsi karsiya geldiyinde bu kisilerin nerde durduklarini ve nasil bir tavir sergilediklerini iyi bilmemiz lazim gelir.

Aksi halde dînimizi ya yanlis kisilerden ya da esasen uyduruk sahsiyetler üzerinden öyrenmis, Islam diye batila uyar ve bir ömür yaptigimiz amellerimizi zayi etmis oluruz.

“De ki amel bakimindan en cok zarar görenleri sana haber vereyim mi? Onlar, cabalari dünyada saptigi halde iyi seyler yaptigini sananlardir.” (18-Kehf/103-104)

Ne acidir ki müsrik Emevilerin “Vahsi” kölesi, “Akiletü’l-Ekbad” (ciyer yiyici) kadinin intikam atesini söndürüp dünya metai elde etme ugruna Hz. Hamzayi sehid edip ciyerini cikararak, Hz. Peygamberin ciyerine unutulmayacak bir dag cekti.

Gel gör ki, Emeviler, Vahsiyi, müsrikken böylesine bir cinayet için kullanmakla kalmadi, Sözde, Islam’i kabul ederek maskelenen kölelerini, tarihi carpitmak suretiyle Müslümanlarca evliyalastirip kutsallastirdilar(!)

Kainat’in efendisi, efendimiz Resul-i Ekrem(sallallahu aleyhi ve alihi ve selem) icin kullanilan “Hazret” ifadesini, Peygamber’den haya etmeden onun huzurdan kovdugu Vahsi icin kullanmak ne büyük bir edepsizlik!

Vahsi’nin kendisi bile iddia etmediyi menkibeler uydurarak, onu göklere cikarirken, Allah’a, Allah Resulüne iftira etmekten cekinmediler.

Vefatisirasinda bir vasiyet yazmasina mani olunan Peygamber(s.a.v), güya Vahsi’nin Islam’a gelmesinde cok Israrli imis ve bunun icin ard arda üc mektup yazmis mis(!)



Kadir Gecelerinin Özel Amelleri

Kadir gecesine özel bazi amelleri siz deyerli Ehl-i Beyt dostlariyla paylasiyoru
On dokuzuncu Gece

1- Yüz defa "Estegfirullahe Rabbi ve Etubu ileyhi" "Rabbim olan Allah’tan magfiret diler ve ona tövbe ederim". demek

2- Hz. Emir-ül Müminin Ali’nin (a.s) Kufe mescidinin mihrabinda Ibn-i Mülcem tarafindan vurulmasinin bu geceye tekabül etmesi münasebetiyle yüz defa "Ellahummel’an katalete Emir-il Müminin (a.s). "Ey Allah! Emir-ül Müminin’in Ali’nin katillerine lanet et" söylemek müstehapti

3- Önceden Ramazan ayinin gündüzleri için altinci amel olarak zikrettiyimiz

duayi bu gecede okumak sünnettir.

4- Bu gecenin bir ameli de, su duayi okumaktir:

"Ey Allah! Kadir gecesinde, hükmedip mukadder buyurdugun ve hikmet üzere kararlastirdigin seyler ve deyismeyen hükümlerin arasinda, beni de hac’lari kabul olan, saylarinin karsiligi verilen, günahlari affedilen, kötülüklerinin üstü örtülen hacilardan yaz.

Ömrümün uzamasini, rizkimin çokalmasini mukadder buyur. Ve benim su, su hacetlerimi yerine getir." Bu son cümle yerine istediyi hacetleri zikreder.

Yirmi Birinci Gece
Bu gece on dokuzuncu geceden daha faziletlidir. Bu gecede de üc gecenin müsterek amellerini yerine getirmekle birlikte bu gece ve yirmi ücüncü gecenin gusül, ihya ve ibadetine daha çok önem verilmesi hadislerde üstelenmis ve kadir gecesinin bu iki geceden birisi oldugu vurgulanmistir. Muhtelif hadislerde nakledildildiyine göre Masumlardan birisine kadir gecesinin bu iki geceden hangisi oldugu soruldugunda, "istediyini bu iki geceden birisinde (her iki geceye de amel ederek) bulman kolaydir." Veya "Neden her iki gecede de hayir amel islemeyesin?!" gibi cevaplarla yetinmis ve kesin belirlememislerdir.

Merhum seyh Saduk’un bu iki geceyi ilahi olan ilmi müzakerelerle geçirmek daha efseldir, dediyi nakledilmistir.

Bu geceden itibaren Ramazanin son on günlerine ait dualarin okunmasina da baslanir. O dualardan birisi Merhum Kuleyni’nin Imam Sadik’tan naklettiyi duadir. Imam (a.s) söyle buyurmustur: Ramazanin son on gününde söyle söylersin:



"(Ey Rabbim!) Ramazan ayinin bitmesi veya bu gecenin sabah olmasina ragmen benim boynumda azaba vesile olacak bir günahin kalmasinda, Kerim vechinin celaline siginirim."
Merhum Kef’emi’nin nakline göre Imam Sadik (a.s) Ramazan ayinin son gecesinde farz ve sünnet namazlardan sonra söyle dua ederdi:

"Allah’im! Ramazan ayinin geçmis (günlerinin) hakkini bizden taraf eda et. Onun hakkinda yaptigimiz kusur ve ihmali bagisla. Onu bizden kabul buyur. Nefsimize yaptigimiz zulümden dolayi bizi cezalandirma. Bizi rahmetine mazhar olanlardan kil; mahrum olanlardan deyil."

Imam (a.s) söyle buyurmustur; "Kim bu duayi söylerse, Allah bu aydaki geçmis kusuru bagislar ve geriye kalan günlerinde ise, onu günahtan korur."

Yine Seyyid Ibn-i Tavus’un (r.a) nakline göre; Imam Sadik (a.s) Ramazanin son gününde her gece su duayi okurdu:

Su piyasada dolastirilan lafa bir bakiniz!

Islam tarihinde büyük carpitilmalarin oldugu bilinen bir gercektir. Hal böyle iken, Müslümanlar olarak Islam tarihindeki hakikatleri olabildiyince saglikli öyrenmek hem hakkimiz hem ve de görevimizdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
IMPARATOR



Mesaj Sayısı : 44
Points : 131
Kayıt tarihi : 08/05/10
Yaş : 43
Nerden : Tuzluca özerk cumhuriyeti

MesajKonu: Geri: VAHSININ VAHSETI   C.tesi Mayıs 15, 2010 8:36 pm

paylaşınım için tşk ederim agam

islamiyet trarihinde böyle bir katliam olmamıştır vahşinin hz hamzanın katlettikten sonra cigerini cıkareması islam tarinide ilk olarak gecmiştr


emegine saglık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AYISIGI

avatar

Mesaj Sayısı : 247
Points : 746
Kayıt tarihi : 10/05/10

MesajKonu: VAHSININ VAHSETI   C.tesi Mayıs 15, 2010 8:41 pm

Sad Emegine Yüregine Saglik Agam Allah Razi Olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
VAHSININ VAHSETI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dualar, Ayetler, Hadisler..-
Buraya geçin: